Mesaj Önizleme 
 
Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Tren Öyküsü
Kompozisyon Amca
Admin
*******
Admin





Üye Bilgileri

Üye no: 1

Katılım Tarihi :
Dec 2008

Rütbe : Admin

Mesaj Sayısı : 737

Rep Puanı : 6
Şuanki Durumu:  Çevrimdışı




Rep Ver:



Mesaj: #1
Tren Öyküsü
Basmane-Diyarbakır arası sefer yapan ucuz tarifeli tren ve onun felsefesine verilen addır. bu treni genelde doğulu vatandaşlarımız kullanırlar ve tabiki gariban üniversite öğrencileri. üniversiteli gençler aslında bu trene asla binmek istemezler ama mecbur kalmışlardır. ya memlekete dönecek kadar paraları yoktur yada bilet bulamamışlardır. başka bir ihtimal ise üç beş hemşehri-kanka toplanıp iskambil oynayarak, kahkalar içerisinde yolculuk edeceklerini düşünerek binerler bu trenlere... halbuki vaziyet hiçte öyle değildir son gruptaki arkadaşlar daha önce posta treninine hiç binmemiş öğrencilerdir ki king çevirerek memlekete varma düşü asla gerçekleşmez çünkü bu trenlerde böyle bir imkan yoktur. rahatsız koltukları dolu kompartımanlardan gelen kuru fasulye kokuları ile birbirine karışan ter, ayak kokuları ve adını koyamadığınız başka kokular size yol boyunca eşlik edecektir.

Kuru fasulye kokusu evet yanlış okumadınız zira bu yolculuk bazen 2-3 gün sürebilmektedir. İzmir'den yada Diyarbakır'dan yola çıkan vatandaşlar bu yolun uzunluğunu bildikleri için yanlarında piknik tüp getirmektedirler. işte kuru fasulye, pilav, domates allah ne verdiyse yer içerler. tren muhakkak gecikmeli gelir. tren gelmeden önce arkadaşlarınızla plan yaparsınız bu planın amacı yolculuk boyunca kıçını koyacak bir yer bulmaktır. her zaman bir b planınız olmalıdır yoksa oturacak yer bulamazsınız! minimum 3 kişi olmanız gerekmektedir. bir kişi öndeki vagonlardan birine; ikinci kişi arka vagonlardan birine tren daha durmadan saldırır; üçüncü kişi ise dışarda bavulların başını bekler. trene ön ve arka vagonlardan binen yurdumun gariban üniverisitelileri orta vagonda buluşana kadar yer baka baka ilerlerler fakat bu bu buluşma gecikirse B Planı devreye girer yani bavulların başını bekleyen 3. şahıs orta vagona dalar. ilk yer bulan trenin penceresinden dışarı kafasını uzatıp bağırır -Osman gel olum yer var burda! bavulların başını bekleyen şahıs diğer elamanı bularak yer bulunan vagona giderler. Eğer her iki elemandan da ses çıkmazsa b planı devreye girecektir. tabi tüm bunlar trende yer olması ihtimali üzerine kurulu hesaplardır. Tren zaten dolu geliyorsa sonu hüsrandır ve iki kompartıman arasındaki helaların önünde soğukla mücadele ederek paketlerce sigara içer ve memleket meselesi konuşursunuz altınızda içine mahsus kırılacak eşya koymadığınız bavullarınız, sırt çantalarınız vardır.

Bu yolculuk esnasında istasyonlarda aşağı inip içecek sıcak bir şeyler getiren vatandaş en kral arkadaştır. arasıra yanınıza mühendis!, doktor! olduğunu söyleyen yada bilmemnerde 3 milyar maaşla! çalışan vatandaşlar gelir, onlarla vakit geçirirsiniz nedense posta trenlerine binen bu tipler hep mühendis yada doktor olurlar ama hiç düşünmezler posta treninde olduklarını... başka bir nokta ise trende sizin dışınızdaki bütün aileler sanki birbiriyle tanışıyormuş gibi davranırlar, kompartımanlar boş olduğu halde dolu olduğunu söyleyen ağır abilerle tartışırsınız ardından ağır abilerin sayıları ve bıyıklarındaki kıl miktarı artar ve o kompartımandan uzaklaşmak zorunda kalırsınız.

Posta trenleri arkadaşlıklara da gebedir, bir anadolu kızına aşık olabilirsiniz bu trenlerde yada çocukluk arkadaşınız adınızı arkanızdan zikredebilir. Ama sizi en çok kızdıran şey bu yürüyen demir yığınının gördüğü her insan yapısı önünde durmasıdır. hatta minibüslere yol verdiği bile vakidir sonra yıldızlı bir gece ise seyahatinizin vukua geldiği vakit; gökyüzünü tararsınız, yıldızlardan şekiller çizersiniz. Kendi kendinize -eğer rotar yapacaksan güzel bir yerde yap da ağaçların tadını çıkaralım, yıldızların altında derin nefesler çekelim tütünden! dersiniz. sonra trenin üzerindeki ay ve yıldızlar size milli mücadele yıllarını çağrıştırır öyle velev duran o hilalin yayından o yüksek anadolu platolarında at üzerinde yalın kılıç süvariler ararsınız ama gördüğünüz sadece karanlıktır.

Uykulu gözlerle size bakan insanlardan nefret edersiniz çünkü gözünüzü daha kırpmamışken millet kompartımanlarda güzellik uykularına yatmıştır da açılmak için vagonlar arasında gezerler, sonra karnınızın acıktığını farkedersiniz aklınız eve hediye olsun diye aldığınız bayat pişmaniyelerdedir... sonra elinizdeki boş pişmaniye kutusunu göstererek -bunu ne yapayım hacı! diyen arkadaşınıza cevaben susma hakkınızı kullanırsınız! arkadaşınız boş kutuyu camdan fırlatmıştır bile... her şeye rağmen dura kalka yol ve çile bitecektir. Aslında sizin susmanızı sağlayan da budur. yol bitecek, üzerinizdeki pas kokusu ılık bir duşla atılacaktır. posta treni sizi sevdiklerinize kavuşturacaktır...

posta treni basmane- diyarbakır arası sefer yapar...
12-22-2009 07:48 PM
Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul
Mesaj Önizleme 


Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  Çin Hikayesi ferroburak 0 415 04-05-2009 06:32 AM
Son Mesaj: ferroburak
  Bir Kudüs Öyküsü ferroburak 0 125 04-05-2009 06:13 AM
Son Mesaj: ferroburak

Foruma Git:

örnekleri örnekleri

Türkçe Çeviri: MybbDestek | Powered by MyBB | Copyright © 2002-2010 MyBB Group
Site Map



Sitemizden İzinsiz Yazıların Kopyalanıp Başka Sitede Yayınlanması KESİNLİKLE Yasaktır.Aykırı Davranışlarda Bulunanlar Hakkında Gerekli İşlemler Yapılacaktır.

| İngilizce |Kariyer ve İş ilanları |SBS forumu |Özgü Namal



Sizde Sitenizin Yükselmesini İstiyorsanız Alexa Toolbarı Buraya

Tıklayarak İndirin...


| Webindir |Güzel Oyunlar |sesli sohbet |sesli panel