Şimdi dizlerimin üzerindeki kafamdan ayak tırnaklarıma kadar titreyen ben, sırılsıklam olmuş sırtımla soğuk bir duvara dayanmaktayım, etrafımda kan birikintileri, göletler yada algı yanılsamaları her neyse adı üstüme gelen bu yokluk hissi anlaşılmamak üzerine kurduğum bütün cümlelerin anlamsızlığını anlamak vazgeçmek belkide anlatmaktan, sakin sözcükler kurmak, dost gülüşlerle anlatmak aslında bazı şeyleri ama becerememek ama inandıramamak suratınıza çarpan harman orağı gibi suskunluk... eğer inandıysam benliğimin çift olduğuna eğer kaldıysa tüm giden yanlarım seninle debreşen hallarım aklındaysa eğer nedir bu suskunluk... nedir bu acılar girdabı, dinle beni ey ruh ellerime bak gözlerimden tut sonra yüreğime bir öpücük kondur, dindir nöbetlerimi, aç artık gözlerini aç ki aydınlansın dünyam, şiirler tükenir artık; türküler susar, otlar kurur, papatyalar kurur, nefesler ısıtmaz elleri.. sen sustukça kainat devrilir altında ben ezilirim; üstünde sen! yavrum, eyleme çaresiz başımı gayri ziyan! bak onca devlet geçti hala susarsın nice şair eskittik nice hayat devşirdik... susma gayri dökme yüzünü, eğme kaşını damlamasın o yaş yüreğime delip geçer sonra taa hayatımın dibine kadar, örselenik bedenimde kurtlu yaralar var sorma işte niye tüm bunlar diye! inanmanın ıslattığı düşleri bekledim hep seninle... yok şimdi isyan vakti değil şimdi cephe vakti değil şimdi ağlamak vakti şimdi beklemek vakti...
Sitemizden İzinsiz Yazıların Kopyalanıp Başka Sitede Yayınlanması KESİNLİKLE Yasaktır.Aykırı Davranışlarda Bulunanlar Hakkında Gerekli İşlemler Yapılacaktır.
Sizde Sitenizin Yükselmesini İstiyorsanız Alexa Toolbarı Buraya
Tıklayarak İndirin...