Ölüm Hakkında Deneme
Ölümü bir yokoluş olarak görenlerin asla içselleştiremeyecekleri meseledir. ölüm, insan ırkına verilmiş en büyük erdemdir ama düzgün yaşayıp adam gibi ölmesini bilene... ölüme herkes farklı anlamlar yükler, fakat gerçek olan bir şey vardır ki vakitli ölüm olmaz, her ölüm erken ölümdür! nazım hikmet diyor ki "Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,yetmişinde bile, zeytin dikeceksin,hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inandığın için" ve sonra ekliyor yaşadm diyebilmek için.. ölüm yaşandığı zaman anlamlı olur, hayat; ölüm olduğu için kıymetlidir. kimse ölmeseydi insanların değeri ne kadar olur du hiç düşündünüz mü?
gitmek gerektiğinde, herkes alıp hayatını gidecek! önemli olan bu gidişin arkasında bırakılan neler var! söyleyemediğiniz iki güzel kelime kaldı boğazınızda öyle mi öldünüz! yaşamadınız! hiç babacığım demediğiniz babanıza babacığım demek isteyipte demeden mi göçüp gittiniz mi yaşamadınız! sevdiceğe bir tas çorba pişirip içirmek istediniz ama serde erkeklik var dediniz yapmadınız yaşamadınız! hiç suçunuz yokken acı çekmediniz yaşamadınız! hep ertelediniz yapacaklarınızı, sevdiklerinize söylemek istediklerinizi hep söylemek istediniz ama söylemediniz yaşamadınız!
işte insan ölümü böyle kabullenir önce yaşar,yaşar,yaşar, sonra ardına dönüp bakar ektiği tarlalar, can suyu verip iklime saldığı fideler boy vermişler, başaklar nazlı salınır öyle, dostlar muhabbet eyler, bir çay deminde olgunlaşır fikirler, bir tebessümün içinde kalır tüm acılar hepsi bir mutlu selamla giderilir. yeterki ölmesini bilelim. yeterki yaşamayı bilelim. ölüm ara ara gelir yoklar sağınızı solunuzu, bir yel eser sonra bir bakarsınız zaman almış bir kaç iyi insanı yanınızdan hele azrail bir de evinize hasb-i hâle gelmişse ölüm sizin için artık gerçekliğin kendisi olmuştur. ölmek her zaman en kolayıdır zor olan yaşamaktır. zor yaşayıp kolay ölmek en güzelidir.
Şimdiki gibi sıradan bir günde vereceğiz son nefesimizi bunu kabullenmek kendimizi ölüme hazırlamaktır. cahit sıtkı gibi köşe bucak kaçmaya gerek yok o alıp bizi -ürecek bir gün; bir gün tüm haşmetimiz tüm azametimiz tüm bencilliğimiz toprağa karışıp gidecek buna yokoluş mu diyorsunuz siz? ben buna yaşamak diyorum! hayatın tüm gerçeklerinden daha büyük bir gerçeği anlamak diyorum. ölüm hayatın varoşlarında her zaman bir gölge gibi peşimizde olacak daima yanımızda taşıyacağız onu, ona dost olmak varken neden yüreğimize korkular salıyoruz ki elbette insanları bilmediği şeyler korkutur elbette ne olacağını bilememenin ve bedensel acılar çekmenin vereceği ızdıraplar insanın yüreğini telaşlandırır ama onu anlamak, yaşamanın tadına vardıracaktır sizi. ölüm hakkında son sözü Marie Curie söylesin bize "Panik şaha kalkmış korkudur ve korku her zaman korkulan şeyden daha fazla zarar verir."
|